Hakkımda

Fotoğrafım
Şimdiye kadar İstanbul’da yaşadı, orada da doğdu . Toplamda 12 yılını İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi koridorlarında geçirdi. Sosyolojide yaptığı yandal sırasında yoğun oryantalizm ve Said tartışmalarının etkisiyle yüksek lisans tezini medyada oryantalizm üzerine yaptı. Doktorada kafasından türlü çeşitli konu geçişi sonrasında yeni medyanın toplumsal etkileri üzerine çalıştı ve bu konuda çalışmayı sürdürüyor. Takıntılı bir biçimde iletişime erişmede eşitsizlik üzerine konuşup duruyor. “Ne var canım onlar da erişseydi” karşı çıkışlarını duydukça çıldırıyor. O anlarda bir ejderha gibi ağzından ateş püskürtmek istiyor. İletişim sosyolojisine ilgi duyuyor ve bilimin, ticaret için değil toplum için olduğuna inanıyor. “Yaptığından hoşnut olan bir öğretim elemanı emekliye ayrılmalıdır” sözünü benimsiyor, o yüzden yazdığı her şeyi iki gün sonra beğenmiyor.

20 Ocak 2015 Salı

Birilerinin gerçekliği, diğerlerinin simülasyonu


Dünya efendiler, eşitsizden ziyade adaletsiz.

Dünyanın yüzde 1’i dünyayı yiyor, kalan yüzde 99’u kendini.
Uydurma değil, duygu sömürüsü değil, gerçek sayılar bunlar ve dünyada az da olsa doğruyu söyleyen bir şeyler kaldıysa eğer onlar sayılar.
Yakın zamanda koca koca adamlar toplanacaklar “gelişmiş” bir ülkenin, “gelişmiş” bir kentinde.
Oturup konuşacaklar, dünyayı kurtaracak”mış” gibi yapacaklar.
Dertlenip üzülecekler, “ne de zalim dünya” diye, “açlık” diyecekler efendim “dünyanın başına bela.”
Sonra kahvaltıda, öğle ve akşam yemeğinde dünyaları yiyecekler, yiyemedikleri gidecek çöpe.
Yesin tabii efendiler, yesinler de büyüsünler.
Empati yapacaklarmış bir de Afrikalıları anlamak için.
İsteyenler için, anlamak isteyenler için simülasyonlar hazırlanmış, ne çekildiği anlaşılsın diye.
Birilerinin gerçekliği, onların simülasyonu.
Bazıları göz yaşlarını dökecek simülasyon karşısında.
Fakat üzmeyin kendinizi 1-2 saati geçmez etkisinin sürmesi, “acaba yemekte ne var?” diye aklınıza düşüncelerin üşüşmesi.
Sizlerin simülasyonu, başkalarının gerçekliği.
Sizlerin gerçekliği ise onların hayal dahi edemediği.